Denizde Nöbetler: Bir Anı Yazısı

Denizde Nöbetler: Bir Anı Yazısı

FRANK KHAN SULLIVAN TARAFINDAN KALEME ALINMIŞTIR (2017)

ÇEVİRİ: EYLÜL KANIK

 

Denizde Nöbetler: Bir Anı Yazısı

Bu basit bir denizcinin - denizdeki nöbetlerle nasıl başa çıkılabileceğine ilişkin -  basit olmayan durumunu kaleme aldığı bir anı yazısıdır.

Bu anı okuyucularin, Anthony’nin hayatını kurtaran kaptanın adını bilmesi içindir: Endorfina Yelkencilik/Cape Horn’ un kaptanı Mehmet Nazmi Nurel, birlikte yelken açtığım en iyi kaptan. Teşekkürlerin en büyüğünü ise profesyonellikleri ve hünerlerinden dolayı Bodrum Acil Servisindekilere gönderiyorum.

Giriş

Bu yazı gerçek olaylara dayanmaktadır, deneyimlerimizi aktarmak ve diğer denizcilerin bilgilenmesi içindir. Teknede 6 kişiydik, bir Bavaria 42 Match, Haziran 2017 başında zevk için Türk kıyılarında yukarı-aşağı yolculuk yapmak üzere, Bodrum’dan yeni yelken açmıştık. Yanımızda yalnızca 1 kişi profesyonel deneyime sahipti, 2 kişi ehil denizciler ve 3 kişi ilk kez bu deneyimi yaşayacaktı. Marinayı öğle saatlerinde, tekneye erzaklarımızı alarak terk ettik; morallerimiz yüksek ve motor altındaydık, rotamızı 3 saatlik mesafedeki küçük bir körfeze gitmek üzere belirledik.

1962 yılında bir Türk denizcinin, tahta bir tekne ile Dünya’yı turlamasının yıl dönümünü kutlamak üzere bir çok diğer denizci ile randevumuza doğru yol alıyorduk. Öğleden sonra saat 3 sularında, bahsi geçen körfeze tekneyi çektik, rüzgar hafifti ve şartlar bir arkadaşımızın yatının yanına yanaşmak üzere çok uygundu. Yatın yanına demir attık, yemekleri hazırlamaya başladık ve tayfa güvertede dinleniyordu. Aşağı yukarı saat akşam üzeri 5:30’du ve ben akşam yemeğini pişirmeye başlamıştım.

Kaptan güvertede, ortağı ve benim arkadaşım Anthony ile birlikteydi. Teknenin aşağıdaki mutfağındaydım, bir kaç bağırış duydum ve beni diğer teknelerde olan heyecan verici bir durum için çağırdıklarını düşündüm, ya da bir balık, belki havai fişekler, ya da belki bir dalgıç. Zihinsel olarak olmak üzere olan şeye hazır değildim, ancak kaptanımız hazırdı. Bir şekilde. Anthony teknenin kıç tarafında, hemen açıklıktaki dümenin arkasında (solda) oturuyordu. İlk nöbetini geçiriyordu.

Anthony geç 30larında olan ve ortalama bir vücut yapısına sahip biriydi. Gün boyunca sebepsizce kendini kötü hissetmişti belki yol tutmuştu, ve gün boyu hiç bir şey yememişti. Yüzünün rengi çekilmiş, oldukça rahatsız edici bir pozisyonda, korkuluklara dayanmış, ayakları yerde ve teknenin arkasına bakarak oturuyordu. İlk nöbetinin ani atağını geçirirken ben orada yoktum, ancak kaptanımız oradaydı. Saat öğleden sonra 5:30’du, su sakin ve biz komşumuzun yatının yanına demir atmıştık.

Nöbetten Önce

Kaptan, Anthony’nin ve dümenin tam zıt tarafında oturuyordu, yaklaşık 2 metre uzaktaydı. Anthony’nin durumunu hızla kavradı. Önce kasılmaları fark etti - kolları seğiriyor, ancak vahşice sallanmıyordu, kasılıyordu. Sonra kaslarında oluşan ani kontrol kaybı sebebiyle, geriye doğru kaydı, gözleri geriye doğru, başından içeri kaydı ve nefes alışları neredeyse duraksadı, sanki sadece nefes alıyor, alıyor, alıyordu. Hızlı, kısa nefesler. Kaptan ona yardımcı olmak için harekete geçti, onu sudan uzaklaştırdı ve daha tehlikeli bir ortam oluşmasını engelledi.

Nöbet Sırasında

Tekne mutfağından yukarı koştum ve olanları gördüm. Arkadaşım Anthony’i kasılırken gördüm ve kaptan kafasını çarpmaması ya da suya düşmemesi için onu tutmak üzere hızla harekete geçti. Hızla nefes yollarını, gözlerini kontrol ettik ve o ilk 60 saniyede ellerinin kilitlendiğini, seğirdiğini, sarsıldığını ve boynunun sola doğru ani hareketlerle kasıldığını ve ağzından salya geldiğini gördük. O nöbet geçiriyordu.

Kaptan beni oraya gelmem için yönlendirdi, omuzlarından tutup onu sırt üstü güverteye yatırmamızı söyledi. O hala kasılmaya devam ederken, tam ağırlığını dikkatle yüklenmemiz ve onu düzgünce yatırmamız gerekiyordu. İlk yardım uyguladık ve durumunu stabil hale getirmek için elimizden gelenin en iyisini yaptık. Bunlar dehşet verici, kritik anlardı. Geriye dönüp olanlara baktığımızda; kendimize, korkmak ve eğitimi bir kenara koymak için kriz anından bir kaç dakika sonrasında izin verdiğimizi fark ettik.

Tayfa’nın Davranışları

Arkadaşlarımdan, mutfaktaki gaz ocağına 1 dakikalığına göz kulak olmalarını rica ettim. Pişireceğimiz makarna için su kaynatıyorduk ve bu durumsal farkındalık ile ilgili bir şeydi -kaptan ve benim durum için yeterli alanı oluşturma çabamız vardı ve kalabalık o anda istediğimiz bir şey değildi. Ve bir mutfak yangını da öyle! Tayfa, ani nöbetin yakın mesafesinde durmayarak, geri kalan her şeyin idaresi için bekleyerek ve diğer her şeyin düzgün işlemesini sağlayarak, yapılabilecek en iyi şeyi yaptı. Bir tekne acil bir durum oldu diye işlemeyi asla durdurmaz.

Bir kişi her zaman gözlem yapmalı ve her zaman yaklaşan tekneler ya da yolda olan daha büyük aciliyetlere karşı etrafı kollamalı. Bir kişi gazı kapatmalı, mutfağa göz kulak olmalı ve su, bandaj, ilkyardım seti, radyo, yastık ya da yangın söndürücüleri getirmek üzere hazır olmalı. Tayfa, tam da acil durumda bir tayfanın davranması gerektiği gibi davrandı - cesurca ve sakince.

Diğer herkesin Sakin Kalması, Mesafeli Durması, Tetikte Olması, Kendileri Buna Yönlendirilmedikçe Yardım Önermemesi gerekiyor. Yönlendirmelerin birbiri ile çatışmaması, ikinci bir acil durumdan ya da kaptanın daha ileri bir durumdan kaçınmak için erişilebilirliğin sağlanmaması durumlarından kaçınmak için bu şekilde olması gerekiyor.

İlk Nöbetten Sonra

Nöbet yaklaşık olarak 10-15 dakika sürdü. Bu süre boyunca, Anthony’i güvertede yatırdık, bir battaniye getirdik, bacaklarını yükseğe kaldırdık, başının altına bir yastık koyduk ve onun bilincini yerinde tutmaya çalıştık. O sersem bir haldeydi, seğiriyordu, yavaş yavaş belirtiler seyrekleşti ve nefesleri stabil hale gelmeye başladı. Kaptan nöbet süresince, onun burnunun atına yarıya kesilmiş bir soğan sürüyordu, tek varsayımım soğanın kokusunun (teknede kokulu tuz ya da ilaç olmadığından uygun olan tek şey buydu) nöbeti yatıştırmaya ya da nefes alışını düzeltmeye yardımcı olmasıydı. Tanrıya Şükür ki soğanlar var, ama ben o soğanı akşam yemeği için pişirdiğim yemeğe koymayı planlıyordum. Ancak soğan feda edilebilir bir şeydi; Anthony ise değildi.

2nci Nöbet

Anthony’nin durumu yaklaşık 30 dakika içinde düzeldi fakat kendisini kaybetmişti, halüsinasyon görüyor, cenin pozisyonunda titriyordu. Onun yanında kaldık, elini tutup onu uzanır halde tutmaya çalıştık. Bir saatin sonunda, en kötüsünü atlattığımızı düşünürken, aynı semptomlar tekrar ortaya çıktı ve 2nci nöbet başladı. Anthony uzanıyordu, kaptan aynı ilk yardım prosedürünü tekrarladı ve biz motor ile 7 deniz mili ile 2.5 saat sürecek olan derhal marinaya geri dönme kararını aldık. Anthony tekrardan stabil bir hale gelince, motoru çalıştırdık, halatları çekip en yakın limana doğru yola koyulduk.

Acil Radyo Prosedürü

5 dakika içerisinde demir atmış olan diğer teknelerin arasından güvenli bir şekilde çıktık, radyodan acil durum çağrısı yaptık - Pan Pan. VHF radyosundaki Kanal 16’dan Sahil Güvenlik ve Türk Radyosu’na. Bunu okuyan herkesin bu temel Pan Pan ve Mayday (imdat) prosedürünü, yerel marina ya da denizcilik ile ilgili bağlantılarına sorarak, ilk yardım konularıyla ilgili olarak öğrenmeye davet ediyorum.

Deniz Ambulansı Prosedürü

Yaklaşık yarım saat sonra, gönüllü deniz ambulansı 2 sağlık görevlisi ile yanımıza yanaştı, bizi yakınlarda suyun daha sakin olduğu bir koya yönlendirdiler ve biz Anthony’i tekneden deniz ambulansına taşıdık - içerisinde medikal ekipman olan ve tepesi kapalı, yaklaşık 15 metre uzunluğunda, oldukça kısa sürede yüksek hıza çıkabilen bir hız teknesi. Anthony bir sedyeye yatırılmıştı, hala kendine gelememişti, ve hayati fonksiyonları kontrol edildi (kalp ritmi, tansiyon v.s) ve bir kemerle bağlandı.

Burada biraz tavsiye - her zaman pasaportlarınızın, cüzdanlarınızın ve sigorta detaylarınızın güvende (“Grab Bag”), teknede kolay ulaşılabilir bir yerde bulunduğundan emin olun. Bunlara her an ihtiyacınız olabilir!

Her şeyin koşuşturması ve telaşı içinde, onun pasaport detaylarına sahip olduğumuzdan emin olmak zorunda kaldık. İçerisinde bir kaç parça kıyafet, cep telefonum, pasaportlarımızın bulunduğu bir çanta hazırladım ve bir arkadaşımın daha refakati ile, Anthony’nin yanında gönüllü deniz ambulansına geçtik. Ardından 3üncü nöbet başladı ancak sağlık görevlileri orada Anthony ile ilgileniyorlardı. Deniz ambulansının kaptanı Bodrum Marina’ya doğru son hızla geri dönerken, radyo frekansı vasıtasıyla acil servis ile iletişime geçti.

Marinanın rıhtımında bir ambulans bizi bekliyordu ve bizi derhal hastaneye götürdü. Saat akşam 8 sularında hastaneye vardık, doktor ile görüştük ve Anthony ile derhal ilgilenerek tedavisini gerçekleştirdiler. 24 saat sonrasında taburcu olduk. Herkes sarsılmış ancak bir zarar görmemişti.

İthaflar & Teşekkürler

Bu anı yazısı - Denizde Nöbetler - en içten teşekkürlerimizle birlikte, Bodrum’daki gönüllüler ve medikal servislere adanmıştır. Onların işlerine adanmışlıkları, ve kaptanımızın hızlı düşünme kabiliyeti olmasaydı, belki de tayfayı tekrar yelken açmaya hazır tutmak yerine, uzaktan cenaze ayarlamaları yapıyor olacaktık. Eğer bunu aylar ya da yıllar sonra okuyorsanız, sizden Endorfina Denizcilik’ten Kaptan Mehmet Nazmi Nurel şerefine bir kadeh kaldırmanızı ya da bir anlık düşüncenizi ona ayırmanızı rica ediyorum. Onunla yelken açacak olursanız, güvenli ellerdesiniz demektir!

Yelken açmadan önce, lütfen “Denizde ilk yardım” ve “Acil durum radyo prosedürünü” internetten araştırınız. Ne bu durumun zamanını ne de sizin tayfanızdan birine olup olmayacağını ve ne zaman bir hayat kurtarmanız gerekeceğini asla bilemezsiniz.

Denizciler, yelken açmaya devam.

 

 


2017-06-21